|
Kalça Kırıkları

İçerik:
Toplulumuzda yaşlı populasyon sayısı arttıkça kalça kırıkları sayısı her yıl artma göstermektedir. Yaşlılarda oluşan kalça kırıkları yaşamı tehdit edebilen ciddi kırıklardır. Bu hastalarda kırığın tedavisi aslında zor değildir, ancak bu yaş grubunda hastaları yatakta kalmaya mecbur ettiği için potansiyel tıbbi komplikasyonların (sorunların) gelişme riski vardır. Bu komplikasyonlar hayatı tehdit edici boyut alabilirler.
Anatomi:

Kalça eklemi vücudumuzdaki gerçek topuz-yuva eklemlerden bir tanesidir. Kalça ekleminde yuva asetabulumdur ve uyluk kemiğinin başını örter. Uyluk kemiğine femur ,üstündeki topuza ise femur başı denir. Femur cismi ile femur başını femur boynu birbirine bağlar. Femur boynunun dış ve üst kısmındaki tümseğe büyük trokanter denir. Bu kemik çıkıntı kalça kaslarının yapıştığı bir alandır. Kalça eklemini önden ve arkadan kalın kas grupları sarar.
Femur başı yüzeyi ile asetabulum iç yüzeyi eklem kıkırdağıyla kaplıdır. Kalınlığı yaklaşık 0.6cm kadardır. Eklem kıkırdak dokusu dayanıklı, kaygan bir materyaldir ve her 2 eklem yüzeyinin herhangi bir hasar görmeden birbirlerinin üzerinden kayarak hareket etmesini sağlar.
Femur başı bütün damarsal beslenmesini; femur gövdesi ile başını birleştiren femur boynu tarafından sağlar. Femur başı beslenmesi bozulduğunda, kemik yapı canlılığını ve sağlamlığını kaybeder. Kalça kırıklarındaki problemlerden bir tanesi; kırık oluştuğu sırada bu kan damarlarının hasar görmesidir. Femur başının canlılığını kaybetmesine neden olabilir. Avasküler nekroz adını verdiğimiz komplikasyon ortaya çıkabilir.
Nedenler:
En önemli neden travmadır. Yaşlı hastalarda ani bir denge kaybı ve yere düşme kalça kırığına yol açabilir. Osteoporoz ( Kemik erimesi); femur boynunda zayıflamaya ve ciddi bir travma olmadan da kalça kırıklarına yol açabilen bir hastalıktır. Femur boynu kırılır ve hasta yere düşer. Bu o kadar kısa bir zamanda meydana gelir ki; kırığın mı yoksa düşmenin mi ilk olduğu net olarak değerlendirilemeyebilir.
Bulgular:
Kalça kırığı ağrıya sebep olur. Hasta o bacağına basamaz. Hasta tek başına yaşıyor ise, yerden kalkıp herhangi bir kişiye haber veremeyebilir. Bu durum hayatı tehdit eden ilk komplikasyona neden olabilir. Hastanın bu şekilde hareketsiz kalması dehidatasyona (sıvı kaybı) sebep olabilir. Dışarıda kışın düşmüşse hipotermi (vücut sıcaklığında ciddi düşme) gelişeblir. Her iki durumda ölümle sonuçlanabilir.
Tanı:

Genellikle acil serviste tanı konur. Teşhis hastanın verdiği hikaye ve fizik muayene ile başlar. Hastanın bütün medikal problemleri hakkında ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Bu seçilecek tedavi metodunu planlamada önemlidir.
Kalça röntgenleri çekilir ve tanı konur. Grafilerde kırığın tipi hakkında bilgi edinilir ve yapılacak ameliyata karar verilir.
Röntgen ile tanı konulamayan bazı vakalarda MR( manyetik rezonans görüntüleme) yöntemi kullanılır. MR; radyasyon yerine manyatik dalga kullanılarak kalça ekleminin görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir. Duyarlılığı yüksek bir radyolojik görüntüleme tekniğidir.
Tedavi:
Hastanın medikal (tıbbi) olarak stablizasyonunu (daha iyi genel durumun sağlanması) sağlamak tedavinin ilk basamağıdır. Bu sağlandıktan sonra kalça kırığı için tedavi seçenekleri değerlendirilmeye başlanır.
Cerrahi Dışı Tedavi:
Deplase (ayrılma) olmayacağı düşünülen stabil kalça kırıklarında konservatif (cerrahi dışı) tedavi planlanabilir. Bu tip kırıklar çok nadir görülür. Kalça kırıklarının çoğunluğu aslında cerrahi tedavi yapılmaksızın iyileşebilir fakat bunun için hastaların yaklaşık 8-12 hafta süreyle yatması gerekmektedir. Yaşlı hastaları bu kadar uzun süre yatakta bırakmak, yaşamı tehdit edici komplikasyonların ortaya çıkma riskini arttırmak demektir. Bu risk, cerrahi tedavi riskinden bile daha fazladır. Kalça kırıklı yaşlı hastaların tamamına yakınına bu sebeple cerrahi tedavi önerilmektedir.
Cerrahi Tedavi:
Yaşlı hastaların kalça kırıklarının tamamına yakını cerahi tedavi yöntemlerinden biri ile tedavi edilir. Hastaneye kabul sonrası 24 saat içinde ameliyat yapılır. Bu tip kırıklarda amaç; hastanın mümkün olduğunca kısa sürede mobilizasyonunu (hareketlenmesini) sağlamaktır. Kırık fragmanların stabil bir implant ile tespit edilmesi hastaya hareket olanağı sağlayacaktır. Birçok tedavi metodu ve implant tanımlanmıştır.
- Metal Vida:
Femur boyun kırıklarında eğer pozisyon bozulmamış ise 2-3 metal vida ile tespit sağlanabilir. Oldukça basit bir cerrahi yöntemdir ve erken dönemde yük verilmesine olanak sağlar.
-Metal Pilak ve Vida:

Femur boynunun altındaki bölgede oluşan kırıklara intertrokanterik bölge kırıkları denir. Düşme sonucu oluşurlar ve tedavileri zor kırıklardır. Daha çok parçalı kırık olarak karşımıza çıkar. Bu tip kırıklarda; metal plak ve kompresyon kalça vidası yada özel kalça çivileri kullanılır. Kırık parçaların redüksiyonu (yerine oturtulması) ve kırık fragmanların kompresyonu amaçlanır.
-Kalça Protezi
 
Femur boyun kırıklarında femur başı tamimiyle ayrılmış ise; femur başının beslenmesinin bozulmuş olma ihtimali çok yüksektir. Bu durumda kalça kırık komplikasyonu olan avasküler nekroz gelişmesi kaçınılmazdır. Avasküler nekroz ; femur başının canlılığının yitirilmesi demektir. Femur başı zaman içinde çöker ve aylar içinde daha değişik problemler ortaya çıkar. Bu durum aylar sonra kalça eklemi değişim ameliyatı olan kalça protezi ameliyatı ile sonuçlanabilir. Bu sebebten , ayrılmış femur boyun kırıklarında erken dönemde femur başının metal bir implant ile değiştirilmesi ameliyatı olan hemiartroplasti( endoprotez, parsiyel kalça protezi) ameliyatını önermekteyiz. Bu ameliyatta kalça ekleminin bir tarafı değiştirilir, yuvaya (asetabulum) dokunulmaz.
Komplikasyonlar: Ters Giden Neler Olabilir
Kalça kırıklarını yaşamı tehdit edici yaralanmalar yapan; ortaya çıkabilecek komplikasyonlardır. Cerrahi tedavi ile komplikasyonlar oluşabilir fakat birçok komplikasyon konservatif yöntemlerle tedavi edilen kırıklarda da meydana gelebilir. Kalça kırıkları sonrasında görülen komplikasyonların çoğu yaşlı hastaları uzun süre yatağa bağlı durumda bırakmak neticesinde gelişir. Kalça kırıklarında oluşabilecek komplikasyonlardan bazıları:
- Anestezi
- Pnömoni
- Bası yaraları
- Tromboflebit
- Konfüzyon( nörolojik problemler)
Hastanın mobilizasyonunu erken dönemde sağlamak bu komplikasyonların gelişme olasılığını azaltır. Kırığın kısa sürede tespit edilmesi, hastanın genel metabolik durumunun normale hızla dönmesini sağlar. Risklerin azalması, cerrahi sonrası komplikasyonların ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez fakat hastanın mobilize hale gelmesi bunları tedavi etmeyi kolaylaşlaştırır.
Anestezi:
Kalça kırıklarında genel veya spinal anestezi kullanılabilir. Çok az sayıda hastada anesteziye bağlı komplikasyon gelişir. Verilen ilaçlara bağlı reaksiyonlar , hastanın medikal problemleri ile ilgili komplikasyonlar oluşabilir.
Pnömoni:
Yaşlı hastaların uzun süre yatakta kalmaları pnömoni (akciğer enfeksiyonu) gelişme riskini arttırır. Bu risk eğer genel anestezi kullanılırsa daha da artar. Yatakta kaldığınız sürece akciğerlerin daha iyi çalışması için verilen egzersizleri yapmak gerekir. Yataktan kalkıp sandalyede oturmak bile akciğerlerin daha iyi fonksiyon görmesini sağlar.
Bası Yaraları:
Kalça kırıkları yatak içinde hareket ederken bile ağrıya yol açar. Bu nedenle kalça kırıklı hastalar hareket etmekten kaçınırlar. Sürekli sırt üstü yatar pozisyon cilt üzerinde belirli alanlarda basınç artışına neden olur. Bu basınç o bölgeye giden kan damarlarında tıkanmaya yol açarak kan akımını durdurur. Eğer hasta yatak içinde hareketli ise aslında bu olay bir probleme yol açmaz. Fakat hasta hareketli değilse bu kan akımının azalması o bölgedeki cildin hasar görmesine neden olur. Bu hasara basınç ülseri veya yatak yarası ismi verilir. Basınç devam ettikçe cildin beslenmesi durur ve cilt sanki yanık olayında olduğu gibi ölür. Tedaviye zamanında başlanmazsa açık yara halini alır. Eğer geniş bir alanda ise veya iltihaplanmış ise tedavi zorlaşır. Basınç ülserlerini tedavi etmenin en iyi yöntemi oluşmasını önlemektir. Havalı yatak; önlem için kullanılabilir. Bir başka önlem; hastanın periodik olarak yatak içinde pozisyonunun değiştirilmesidir. Hastanın kısa sürede mobilize edilmesi ve yatar halden çıkarılması en etkin önlemdir.
Tromboflebit:
Derin ven trombozu her ameliyattan sonra meydana gelebilir ancak özellikle kalça, pelvis veya diz ile ilişkili operasyonlardan sonra görülme ihtimali daha fazladır. Yine inaktivite ve yatakta uzun süre kalmak da derin ven trombozuna sebep olabilir. Derin ven trombozu bacaktaki büyük toplardamarlarda kan pıhtısı oluştuğu zaman meydana gelir. Bu durum bacaklarda şişme, ısı artışı ve ağrıya neden olur. Toplar damarlardaki bu pıhtılar yerinden koparsa, akciğere gider ve kılcal damarları tıkayarak akciğerin bir kısmının kanlanamamasına yol açar. Bu duruma pulmoner embolizm denir (pulmoner, akciğer; embolizm de kan dolaşımında bulunan bir nesnenin herhangi bir parçası anlamına gelir). Cerrahların çoğu derin ven trombozunu büyük bir ciddiyet ile ele alır. Derin ven trombozu riskini azaltmanın birçok yolu vardır, ancak en etkili yolu muhtemelen bir an önce ayağa kalkmanızı ve hareket etmenizi sağlamaktır. Yaygın olarak kullanılan diğer iki önlem şunlardır;
- Kanın bacaklarda durağanlaşmamasını sağlayan basınçlı çoraplar
- Pıhtı oluşumunu engelleyen kan sulandırıcı ilaçlar
Mental Konfüzyon
Kalça kırığı ile hastaneye yatırılan yaşlı hastalar büyük bir stress altındadırlar. Kırığın yarattığı stress, yabancı bir çevre ve verilen ilaçların etkisi hastaların davranışlarında değişliklere yol açar. Akşam saatlerinde bu davranış bozukluğu daha da belirgin bir hal alır. Hasta ve yakınlarının endişe duyduğu bir durumdur. Genellikle geçicidir fakat hasta yataktan kalkmaya çalıştığından kalça hasarını arttırabilir. Mental konfüzyonun en iyi tedavisi hastayı en kısa sürede hareketli hale getirip hastaneden taburcu etmektir. Tanıdık çevre, tanıdık yüzler ve aktivasyon hastanın bu durumdan erken kurtulmasını sağlar. İlaç tedavisi bazen hastaları kontrol etmek ve kendilerine zarar vermelerini engellemek amacıyla kullanılır.
Rehabilitasyon:
Cerrahi Dışı Tedavi Rehabilitasyonu:
Kalça kırıkları genellikle cerrahi tedavi gerektirir. Komplike başka hastalıkları olan hastalarda traksiyon tedavisi yapılabilir. Bacağa ağırlık bağlanarak kırık parçaları birarada tutmayı amaçlayan bir yöntemdir. Stabil kalça kırıklı hastalar birkaç gün yatak istirahatinden sonra fizyoterapistle beraber yük vermeden ayağa kaldırılabilir.
Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon:
Kalça kırıklarında cerrahi tedavinin amacı ; hastanın en kısa sürede hareketlenmesini ve yürümesini sağlamaktır. Cerrahi tedavi; uzun süre yatakta hareketsiz kalmakla oluşabilecek; pnömoni, emboli, eklem sertliği gibi komplikasyonların önlenmesinde faydalıdır.
Cerrahi sonrası hastaların hareketlendirilmesi için fizyoterapistler yardımcı olur. Gün içinde birkaç kez yataktan koltuğa geçirilir. Walker (Yürüteç) ile yürütülmeye başlanır. Kalça ve uyluk kaslarını güçlendirici egzersizler gösterilir. Tuvalet kullanım eğitimi verilir.
Yapılan ameliyat tipine göre hastaların ameliyatlı bacağına vereceği yük değişir. Protez yapılan grup hasta 1.gün basmaya başlayabilir. Plak ve vida tespiti yapılan gruba ise tam yük genellikle hemen verdirilmez.
Kalça protezi yapılan hastaların fizik tedavi süreci değişiklik gösterir. Kalça eklemi ameliyat esnasında tamamen açıldığından ameliyat sonrası dönemde kalça çıkığı oluşabilme riski vardır. Bu kalça çıkığını önlemek için hastaya yapmayacağı hareketler anlatılır. Hasta bu uyarılara, yumuşak dokunun kendini toparlama süreci olan 6 hafta boyunca uymalıdır. Hasta bu süre içinde; baston veya koltuk değneği kullanabilir.
|